Dünya genelinde her yıl kullanılan tarım zehirleri %10 artmaktadır. Göz göre göre felakete doğru gidiyoruz dostlar.
Bugün mısırdan sonra, üretiminde en çok kimyasal zehir kullanılan ve hayatımızın her alanında yer alan bir tarım ürününden bahsedeceğiz. Pamuk.
Dünyadaki tarım alanlarının %3’ü pamuk ekimi için kullanılır, buna rağmen dünyada üretilen tüm kimyasal zehirlerin neredeyse %35’i pamuk üretimi içindir. İnanılmaz bir durum. Ürettiğimiz tüm gıdaları sıfır kimyasal ile üretsek dahi bugün kullanılan kimyasal zehirlerin %35’i hala kullanılmaya devam edecektir pamuk üretimi için.
Dünyada üretilen tüm pamuğun %75’i sadece 6 ülkede üretilir ve ne yazıkki bunlardan birisi de bizim ülkemiz. Ülkemizde 2016 yılında 50.000 ton kimyasal zehir sadece pamuk üretimi için kullanılmıştır. Her 10 dönüm için 1 kg kimyasal zehir kullanılmış olup bunun da maliyeti yine 10 dönüm başına ortalama 150 dolardır. Hem kendimizi zehirliyoruz, hem toprağımızı öldürüyoruz, hem de dünyayı gitmekte olduğu büyük felakete doğru hızlıca sürüklüyoruz. Tüm bunları yapmak için de üzerine para veriyoruz. Yunanistan’da da durum benzer şekilde. Selanik’ten Edessa’ya kadar her yer kimyasal pamuk çiftlikleri ile dolu ne yazıkki.
Kimyasal zehirlerle üretim yapan pamuk üreticilerinin %45’i kansere yakalanıyor. Kimyasallarla üretilen pamuğun lifleri özelliğini kaybettiği için ortaya kullanışsız ve kalitesiz materyaller çıkıyor. Aldığınız bir tekstil ürününü 10 kere yıkadıktan sonra dahi bu kimyasal kalıntılarına ulaşılabiliyor. Uzun lafın kısası nerden tutsak elimizde kalıyor. Sadece zehirli gıdalar yemiyoruz, zehirli kıyafetler de giyiyoruz.
Tabii bu büyük endüstrilerin arkasında dünyayı yöneten karanlık güçler, multinasyonel şirketler vb var ve bunlar çok güçlüler. Yine de ne kadar güçlü oldukları veya kim oldukları hiç önemli değil. Gerçek güç ve her şeyin kontrolü bizim elimizde. Tüketmemek, satın almamak, onların oyununu oynamamak.
Son dönemlerde yaşanan gelişmelere bakarak bunu görmek mümkün. Petrol fiyatları eksilere indi, ellerinde kalan petrolleri ne yapacaklarını bilemiyorlar (sanırım sonunda gidip bir okyanusa,çöle veya başka bir yere dökecekler tüm bu petrolü) borsalar tepetaklak. İnsanlar tüket(e)meyince tüm kapitalist dünyayı bir panik havası sardı. Ne yapacaklarını şaşırdılar, milyon milyar diye diye para saçarak bu sorunun üstesinden gelmeye çalışıyorlar çünkü tek bildikleri yol bu.
Uzun lafın kısası; her şey ve tüm güç bizim elimizde. O da, onların oyununu oynamamak. Tüketmemek.
Çocuklara, geleceğe güzel günler ve bayramlar bırakmak istiyorsak birşeyler yapmalıyız hemen şu anda…
Dünyadaki tüm çocukların ve geleceğimizin bu güzel bayramı kutlu olsun.
