İklim değişikliği ve doğal tarım

Hava sıcaklıkları 15 derecelerin üstünde olunca doğa hareketlenmeye başladı. Börtü böcek uçuşmaya, kuşlar ötüşmeye, soluncalar da hareketliliğini arttırmaya başladı.

Gündüz sıcaklığı birkaç gün 14-15 derecenin üzerine çıkınca canlılar uyanıyor.
Gece sıcaklıkları birkaç gün 6-7 derecenin üzerinde olunca ağaçlar uyanmaya başlıyor ki çok tehlikeli bir durum.

Özellikle iklim değişikliği ve ısınan gezegen tüm canlılar için büyük bir kafa karışıklığına neden oluyor. Şubat ayında olmaması gereken sıcaklıklarla karşılaşan canlılar uyanmaya başlıyor ve hemen ardından gelen donlar ile ciddi zarar görüyorlar. Üstelik sadece çiçekler değil, ağacın kendisi de ciddi zarar görüyor.

Önümüzdeki hafta tekrar -10 dereceleri göreceğiz. Şiddetli donlar, poyraz ve kar tekrar kapıda. Çiçeğe duran bademleri kaybettik denebilir. Muhtemelen bu sene ciddi bir badem hasadı olmayacak.
Monokültür bir badem çiftliği olsaydık vay halimize… fakat 200 ün üzerindeki çeşit çeşit meyveler ve farklı türdeki ağaçlar bu gibi durumlar için en büyük güvencemiz. Bu sene badem az olacak fakat başka bir meyve bereketi ve bolluğu ile gelecek. Doğa kendi yolunu çizecek. Belki bu sene badem değil de elma veya armut yememiz gerekiyor sağlıklı olabilmek için.

Badem türleri arasında dahi ciddi farklar var. Fidecilerden satın alınmış ağaçlar değişen hava sıcaklıkları karşısında kolayca aldanırken tohumdan yetişen bademler için durum farklı.
Fideciden satın alınan meyve ağaçlarının çiçeğe ve meyveye duracağı tarih bellidir. Özellikle seçilmiştir. Oysa tohumdan yetişen ve insan müdahalesi olmayan ağaçlar için böyle bir durum yok. Adaptasyon yetenekleri çok daha güçlü ve değişen hava sıcaklıkları karşısında kolayca aldanmıyorlar. Tabii belirli sınırlar dahilinde.

Tarımın günden güne zorlaşıyor. Topraklarımız zehirlendi, sular zehirli akıyor, elimizde kalan son tohumları da kaybetmek üzereyiz. Bir de iklim değişikliği eklenince durum çiftçiler için çok zor bir hale geliyor.

Yıllarca kafeste yaşayan bir kuşu ormana bırakırsanız hayatta kalamayacaktır. Oysa ormanda doğup büyümüş bir kuş için durum çok daha farklı. Sağlıklı bitkiler yetiştirmek ve bir gün, bir çiftçi olarak hiçbir şey yapmama noktasına varmak istiyorsanız ağaçları çekirdekten yetiştirin. Sulamayın, gübrelemeyin sadece sevin. O yolunu bulacaktır.

Önümüzdeki yıllarda daha da ciddileşecek bu durum için bir an önce harekete geçmek dışında başka bir şansımız yok.

Not: İlk 3 fotoğraf incir ağacının kolları altında, hava sıcaklıklarına aldanmış ve çiçeğe durmuş bir badem ağacıdır. Son fotoğraf ise nanelerin arasında, tohumunu kuşların saçtığı çin lahanasını görebilirsiniz.