Şöyle olur;
Mucizeler hayat bulur, doğa yeniden uyanmaya başlar, yaban hayatı geri döner.
3 sene önce orman yangını yaşanmış bu bölgede yaklaşık 1.5 sene önce de tohumlama organize etmiştik. 500-600 dönüm büyüklüğündeki bu alana yüzlerce çeşit tohum ve binlerce tohum topu saçıldı.
Sadece 1.5 sene sonra, yani bu günlerde ortaya çıkan şu görüntülere bakın lütfen. Akasyalar, kavaklar, erguvanlar, böğürtlenler, mürverler, yabani kuşkonmaz, katır tırnakları, onlarca farklı tıbbi ve aromatik bitki, yüzlerce çeşit çiçek gözlerinizin önünde.
Yanmış bir ormanı yeniden ağaçlandırma çalışmaları adı altında monokültür ağaçlandırma yapıp ayrıca her 10 dönüm için 15 bin euro masraf çıkınca herkes bunun ne kadar anlamsız bir girişim olduğunu anlamıştı. Tohum topları ile yapılan ormanlaştırma çalışmasında her 10 dönüm için 200-250 euro tohum ve kil masrafı çıktı. Doğaya gönül vermiş insanların emekleriyle yapılan bu tohumlamada başka bir masraf olmadı.
Yaşanan orman yangınından sadece 1.5 sene sonra saçılan tohum topları ve ardından 1.5 sene sonra hayat bulan bu mucizelere bakın lütfen. Topraktaki bitki örtüsü ve çeşitliliği yapılan tohumlamanın ne kadar etkili ve faydalı olduğunu gösteriyor.
Ülkemizde yanmış yüzlerce, binlerce dönüm ormanlık alan neden benzer şekilde ormanlaştırılmasın ? Sadece yanmış ormanlar değil, bugün çölleşmiş tüm iç anadolu bölgesi bile sadece tohum topları saçarak yeniden ormanlaştırılabilir.
Not: Kullanılan tohum ve kil miktarı, çimlenme, gelişme oranı vb vb gibi notlar almadık, zihnimizi hiç meşgul etmedik. Sadece tohum topları yapıp saçtık işte sonuç gözlerinizin önünde.
Not 2: Ülkemizde yaşanan orman yangınlarından sonra yaptığımız tohumlama çağrılarına avrupadan hatta güney amerikadan yanıt geliyor. Gönül isterki ülkemizde de ormanlaştırma çalışmaları hayat bulsun ve ülkemizin toprakları uyansın. Zengin ve sağlıklı bir toprak, üzerinde yaşayan zengin ve sağlıklı canlılar oluşturur.
Selam olsun Masanobu Fukuoka’ya.










































