İlk baklaları hasat etmeye başladık. Hasat ederken de baklalarla üzerinde yaşayan, insan gözünün görebildiği bir kaç canlının fotoğrafını çektim.
Bu canlılar, bir kimyasal tarım uygulanan çiftlikte yaşayamazlar, uygulanan zehirler yüzünden yok olup giderler. Oysa şu karelerde çok rahat görülüyorki tüm canlılar bir harmoni ile birlikte yaşayabilir.
Yaprakların üzerinde keyif süren canlılar tüm günümüzün enerji kaynağı oluyor.
Bir diğer önemli konu ise toprağı sürmemektir. Toprağı sürdüğünüz anda tüm ekosistemi bozarsınız. Her şeyi alt üst edersiniz. Toprağı sürmeden yapılan her tarım, doğal tarım değildir; fakat toprağı iyileştirme yolunda atılmış bir adımdır. Doğru yoldur.
Hobi bahçesi kurmak ile çiftçilik yapmak farklı şeylerdir. Bir doğal tarım çiftliğinin ekonomik olarak size yetebildiğini göstermeden dünyadaki hiçbir çiftçiye gerçek anlamda ulaşamazsınız. Çiftçinin para kazanması lazım, ailesini geçindirmesi ve hayatını idame etmesi lazım.
Para kazanmayan bir çiftlik sürdürülebilir değildir.
Affınıza sığınarak söylüyorum, ”romantik” arkadaşlar bu kısmı çoğu zaman gözardı ediyor veya bilinçli olarak reddediyor ve bunun doğal bir sonucu olarak da doğaya dönme yolunda atılmış bu güzel adımlar hüsran ile sonuçlanıyor. Bir de yazın ortasında, domatesin kilosunu +10 tl ye satan ”modern çiftçiler” var; fakat oraya hiç değinmemek en iyisi.
Tüm bu gerçekleri göz önünde bulundurarak sıfırdan bir doğal tarım çiftliği kurma yolunda girişimlerimiz var. Tüm süreci, toprağın tohum toplarıyla uyanışını ve bir doğal tarım çiftliğinin nasıl para kazandığını baştan sonra videolarla anlatıp birebir yaşayacağız. Birçok kişiye örnek olabilecek bu adımları tüm dünyanın gözü önünde atacağız. Korona günlerinden sonra somut gelişmeler hayata geçince ilk videolar gelecek.









