Toprağı iyileştirmenin tek yolu

Nasıl ki bir yaranın iyileşmesi için yaraya dokunmamak gerekiyorsa, aynı şekilde toprağın iyileşmesi için de toprağa dokunmamak, sürmemek gerekiyor.

Bu noktada da karşımıza Fukuoka’nın insanlığa hediyesi ”hiçbir şey yapma” tarımı çıkıyor.

Toprağı, doğayı iyileştirmenin tek yolu, onu kendi haline bırakmaktır.

Yabani otlarla mücadele yok !

Dün paylaşılan bakla fotoğraflarının iki üç adım ötesinde çekildi bu fotoğraflar. Kaba yonca, üçgül, fiği, korunga gibi azot bağlayıcılar ve diğer birçok tohumu saçılmış bitkileri görüyorsunuz. Bu bitkiler bir yandan yabani otları kontrol ederken bir yandan da toprağı günden güne zenginleştiriyor.
Tüm bu bitkiler kendi kendilerini tohumluyor ve yıllarca bahçede yaşayabiliyorlar. Meyve ağaçlarının altında yabani otları baskılayıp, bir yandan da toprağı zenginleştiriyorlar ve yeşil gübre oluyorlar. Bakın ne ayrık otu ne de herhangi başka bir ot ile mücadele etmemize gerek yok çünkü doğa her işi kendisi yapıyor.

Biz insanlar ise ”hiçbir şey yapmıyoruz” 6-7 ay boyunca çiftlikten çıkan ürünleri hasat edip satıyoruz, kalan aylarda ise dünyanın farklı yerlerinde doğal tarım uygulamalarını ücretsiz anlatıp, dünyaya tohumlar saçarak ormanlaştırma çalışmaları yapıyoruz. Tabii koronadan öncesi için konuşuyorum.

Toprağı iyileştirmek istiyorsanız toprağa dokunmayın, sadece tohumlar saçın.

Not: Mürverin ilk çiçekleri açmaya başladı. Tüm çiftliği mürver kokusu sarması yakındır. Biz de toplayıp şifa niyetine kullanacağız.

Not 2: Kaba yoncaların üzerinde baharın tadını çıkaran uğur böceklerini de görebilirsiniz.