Toprağın uyanışı nedir ?
Karanlık yani ışığın olmayışı insanlar için rahatsızlık verici bir durumdur. Her ne kadar bir baykuş için bu durum tam tersi olsa da.
Işığın olmadığı durumlarda insan nereye gideceğini göremez veya çevresinde nelerin olup bittiğini anlayamaz. Bu da insana rahatsızlık verir. Geceyi aydınlatmaya çalışmamızın en temel sebebi de budur aslında. İnsan, kendini daha rahat ve güvende hissedeceği bir ortam oluşturmaya çalışır. Aydınlanmamış bir kalp huzursuzdur, rahatsızlık duyar yaşadığı hayattan. Nereye gittiğini, çevresinde nelerin olup bittiğini göremiyordur çünkü karanlıktadır. Kendini olmak istemediği yerlerde bulur, yaşamadık istemediği hayatı yaşamak zorunda kalır çünkü kaybolmuştur karanlıkta…
Işığın var olduğu durumlarda ise gideceği yönü çok rahat seçer kişi. Çevresinde olup bitenleri daha hızlı ve net bir şekilde fark edebilir. Yola emin adımlarla devam eder. Aydınlanmış bir kalp her daim sakindir. Endişeye, rahatsızlık verici durumlara gerek kalmaz çünkü ‘ışık’ çevresinde olup biten her şeyi görmesini sağlar. İnsan olması gereken yerdedir ve her şey de olması gerektiği gibidir. Huzur, sakinlik ve mutluluk asla eksik olmaz.
Toprağın uyanışı da aynı insanın uyanışı kadar net ve hemen fark edilebilir bir noktadadır. Çiftçi toprağı uyandıracak tohumları saçmaya başlar. Tüm kaygılardan arınıp, huzur, keyif ve aşk ile dolduğu anda insan aydınlanmış toprak uyanmıştır. Bu noktadan sonra toprağa saçacağınız her tohum, toprağın cömertliği ile hayatın döngüsüne katılacaktır.
