Gözlemlediğim kadarı ile, Fukuoka’nın yabani otlarla mücadele yok sözü çok kez tartışılıyor. Hatta doğal tarım içinde kabul edilmesi en zor noktalardan biri gibi duruyor bir çokları için. Bir kaç yıl yabani otları biçmeden tarım yapmaya çalışanlar bunun mümkün olmadığını dile getiriyor. Pes ediyor, vazgeçiyor, toprağı sürmeden, çapalamadan bu işin olmayacağını söylüyor.
Toprağı terketmek başka, Fukuoka’nın bahsettiği hiçbir şey yapma tarımı başkadır.
Yabani otlar, doğanın kendini iyileştirmek için ortaya koyduğu bir çözümdür. Yıllarca sürülmüş, kimyasala maruz kalmış veya terk edilmiş bir toprakta hayat belirtileri çok azdır. Organik madde miktarı düşük, su tutma kapasitesi çok az ve canlılık yoktur.
Doğa kendini iyileştirmek için yabani otları kullanır. Toprağı yeniden canlandırmak ve hayata döndürmek için gelir o otlar. Her biri toprağa farklı bir fayda sağlar. Ayrık otundan tutun radikaya kadar hepsi toprağı iyileştirmek için ısrarla tekrar tekrar gelirler.
Ölü bir toprakta kendi başına yaşayamayacak, ölme arzusu içindeki bitkileri(bunlar bizim ektiğimiz sebzeler oluyor) hayatta tutmaya çalışırken, yaşama arzusu içinde olan bitkileri(yabani otları) öldürerek tarım yapmaya çalışır insan.
Hayatın enerjisine ters yönde hareket ederek tarım yapmaya çalışırsanız çok fazla enerji harcamınız gerekecektir. Akıntıya ters yönde yüzmek gibidir.
Toprak bir kere uyandıktan sonra, yaşayan bir toprakta yabani otlar sorun değildir. Nedeni ise yukarıdaki sebeplerden ötürü; toprak zaten iyileştiği, hayatta olduğu, yaşadığı için baskın ve saldırgan bir şekilde yabani otlar gelmez. Tek tük gelir. Saçtığınız sebze tohumlarını yaşatmak için sulama, gübreleme, çapalama, o veya bu gibi işleri artık yapmanıza gerek yoktur. Toprak iyileşmiştir artık, hangi tohumu atarsanız atın çimlenip gelişecek ve sağlıklı gıdalar üretecektir.
Bırakın doğa işini yapsın, toprağı iyileştirsin, ardından dilediğiniz gıdayı sıfır iş gücü ile üretebilirsiniz. Bugün orda olmamasını istediğiniz yabani otlar, hasta olan toprağınızı iyileştirmek için ordadır. Toprak uyandıktan sonra bu kadar agresif bir şekilde önünüze çıkmayacaklardır.
İspanyol çiftçilerinin şöyle bir deyimi vardır;
1 yıl toprağı sür, 7 yıl yabani ot temizle.
Siz toprağı sürdükçe öldürürsünüz ve toprak kendini iyileştirmek için daha çok yabani ot tohumları saçar.
Doğa ile kavga etmeyin, sadece sevin… Doğal tarımın yolu gözlerinizin önünde. Biraz dikkatli bakıp dinlediğiniz her an görmeniz mümkün.

Benim yaptığım tam da bu. Bitkiler karışık ekildi. Patatesler bir yerlerden fışkırırken, yanındaki yöresindeki boş yerlere fasulyeleri sokuşturdum. Fasulyeleri hemen yanına mısırları. Geçen yıldan kalmış, yeşeren domateslerin boşluğuna marul tohumlarını attım. Düzgün ektiğim barbunyalar. Fidelendirdigim salatalık ve kabakları da belli bir düzende diktim, diyordum ki bamyalar geldi gözümün önüne. Her yerde görebilirsiniz onları. Önceki yıldan dökülmüş tohumlardan rokalar, dereotları, hele hele semizotlari. Tam doğadaki gibi karmakarışık. Kimileri görünce rahatsız oluyor, bir düzen içinde olsaydı daha iyi olurdu, diyorlar. Böyle seviyorum diyorum. Birine dayanamayıp, size mi soylediler düzen içinde ekilseydik mı dediler, dedim. Sesini çıkarmadan gitti. Bahçemdeki varlıkların mutlu olduğunu hissediyorum. Yanılmadım, biliyorum.