Doğal Tarım

Doğal tarımı kelimeler ile izah etmek mümkün değil. Çünkü zihin ile izahı yapılıp, anlaşılabilecek bir şey değil doğa. Küçük birkaç gözlem yapacak olursak;
Doğal tarım insanın kendi içinde uygulamaya başlayarak yansımasını doğada görebileceği bir tarım şeklidir.
Öncelik kabul etmekle başlar, kişinin kendini kabul etmesi tarladaki tüm bitkileri kabul etmesi ile aynı anda gerçekleşir.
Atılan her tohum kişinin kendi kalbine, zihnine attığı tohumdur. Ardından sıkı bir gözlem gerektirir. Tohumu atılan bu davranışın kişiyi nasıl etkilediği veya kişiden bağımsız olarak nasıl geliştiği izlenir. İyi ve kötü ayrımı yoktur sadece olanlar vardır. Atılan tohumlar hayat buldukça toprak arınır ve hayat dolar bu da insan ruhunun arınması ile aynı noktada gerçekleşir.
Hasat etmeye geldiğinizde ise karşınızda ne bulacağınızı bilemezsiniz. Olmak istediğiniz kişiyi bir kenara bırakırsanız ki bu da hasat etmek istediğiniz meyve veya sebzedir. Bu beklenti, düşünce ve fikirleri bıraktığınız anda kişinin içindeki özü ortaya çıkar toprağın özü ile birdir. Sizin istediğiniz değil de, olması gereken şey gerçekleşir. Öz, esans veya hayatın kendisi yada ‘hiçbir şey’.
Ardından hayatın sunduğu her bir bitki, kuş cıvıltısı, böcek vızıldaması ve yediğiniz her meyveye karşı minnet duymaya başlarsınız. Tam o noktada ise kişi artık kişi değildir, yüzünde gördüğünüz şey hayatın bir yansımasıdır. Bir gülüşü ile tüm odayı ısıtandır. Kendinden vazgeçip hayatı bulandır.
Doğal tarım teoride her tarlada uygulanabilir ve her kişi için kendi içinde ulaşılması mümkündür. Pratikte ise çok sınırlı olarak devam edecektir.
İnsan fikirleri ve düşüncelerini zihninden sildiğiniz anda, yani boş bir zihinde yani ‘hiçbir şey yapma’dığınız anda doğal tarım gerçekleşmeye başlamıştır.